Dünya Korunma Günü: www.kontrolbenim.com

VÜCUDUNUZ

geri
Vücudunuz aynı bir kelebeğe dönüşmeden önceki tırtıla benzer. Diğer bir deyişle, hayatınızın önemli bir dönemindesiniz. Fakat şunu bilmelisiniz ki, vücudunuz değiştikçe, size neler olduğu hakkındaki bilgi ve anlayışınızın da artması gerekiyor. Ergenliğe erişmenin bu aşamasından güvenle geçebilmeniz için bu şart. Cinselliği, yeni gelişmeleri ve davranışlarınızın sonuçlarını anlamak, erişkinliğe yelken açmanızı kolaylaştıracaktır. Basitçe demek istediğimiz şu: Şimdi vücudunuza yapacaklarınız, daha sonraki yaşamınızda vücudunuzun size nasıl davranacağını etkileyecektir.

Ergenlik

Ergenlik – Vücuduma neler oldu?
Ergenlik, vücudumuzun cinsel olarak olgunluğa erişme zamanı dönemidir. Bu dönem bazen çocukluktan erişkinliğe geçiş dönemi olan adolesans olarak da adlandırılır.
Ergenlik dönemi süreci birkaç yıl sürer. Bazı insanlar, diğerlerine göre daha erken ergenliğe girerler – Ergenliğin başlama yaşı için kesin bir süre yoktur, herkes buna kendine uygun zamanda girer ve herkes eninde sonunda bu süreçten geçer.
Yaşantımızın bu döneminde, vücudumuzda bazı değişiklikler fark ederiz; örneğin, vücudumuzun şekli ve görüntümüz değişir, kızlar adet görmeye başlar, erkeklerin sesleri kalınlaşır. Bunların nedenleri hormonlardaki değişikliklerdir.Hormonlara ulaşmak için bağlantılar. Aynı zamanda duygusal patlamalar ve duygu durumumuzda dalgalanmalar yaşayabiliriz. Bu normal olgunlaşma sürecinin bir parçasıdır.

yukarı

Hormonlarımız

Hormonlar – Nedir ve ne işe yararlar?
Hormonlar, vücudumuzda doğal olarak oluşan ve hislerimizi ve işlevlerimizi kontrol etmemize yardımcı olan kimyasal maddelerdir.
Örneğin, ergenliğe yaklaştığınızda, beyin ve hipofiz bezi hem erkek hem de kadınların cinsel organlarını etkileyen hormonlar salgılar. Bu hormonlar, östrojen, progesteron ve testosterondur. Bu hormonlar hem erkeklerde, hem de kadınlarda bulunurlar ancak miktarları farklılık gösterir. Östrojen ve progesteron kadınlarda daha yüksek miktarda olmakla birlikte kadın cinsiyet özelliklerinin ve üreme yeteneğinin gelişmesinden sorumlu iken, testosteron erkeklerde daha yüksek oranda bulunur ve erkek cinsiyet özelliklerinin gelişmesinden sorumludur.
Bu dönemde büyüme hormonları da salgılanır ve vücudun daha fazla büyümesine yol açar. Bu hızlı büyüme evresi birkaç yıl sürebilir ve bu dönem bittiğinde, genellikle erişkin boy uzunluğunuza yaklaşmış olursunuz. “Boy kaç yaşına kadar uzar?” sorusunun cevabı aslında herkese göre değişmekle birlikte genellikle kızlarda 18, erkeklerde ise 21 yaş denebilir.
Hormonlar, aynı zamanda ergenlik döneminde yer alan duygusal değişikliklerden de sorumludur.
Daha fazla bilgi için:

yukarı

Adetler

Neden adet kanamaları oluyor?
Kız çocukları ergenliğe erişince menstruasyon adı da verilen adet kanamaları başlar ve bunlar büyümenin normal bir parçasıdır.
Adet döngüsü, östrojen ve progesteron hormonlarının overlerin (yumurtalıkların) bir yumurta üretip salmasına neden olan düzeylere erişmesi ile başlar. Bu yumurta, yumurtalıkları terk ettikten sonra fallop tüpleri adı verilen üreme kanallarından uterusa (rahme) doğru hareket eder.
Bu sırada yumurtayı bekleyen rahim, iç tabakasını kalınlaştırmaya başlar ve daha süngersi hale gelir. Eğer fallop tüplerinden geçişi sırasında yumurta bir sperm hücresi tarafından döllenirse (bir cinsel birleşme sonrasında), rahim içindeki süngersi duvara yapışır ve gebelik başlar.
Eğer bir sperm hücresi ile karşılaşmazsa, yumurta uterus’tan döllenmeden geçer. Rahmin, bu kalın duvarı oluşturan ekstra kan ve dokuya gereksinimi kalmadığı için bu tabakayı vajina yolu ile dışarı atar. Bu durum, menstruasyon kanaması veya adet kanaması olarak isimlendirilir.
Bu döngü, yumurtalıklar artık yumurta üretmeye son verene kadar (genellikle kadınlar 40 veya 50 yaş civarına geldiklerinde) her ay meydana gelir. Son adet döngüsünün görülmesine menopoz denilir. Bir kadın yaşamı boyunca ortalama yaklaşık 500 kez adet görür.
Adet görmeye kaç yaşında başlanır?
Adetlerin başlangıcı için kesin bir yaş yoktur. Bazı kızlar henüz 9 yaşında adet görmeye başlarken, bazıları çok daha geç yaşlarda adet görmeye başlayabilirler.
Adet döngüsünün uzunluğu da değişir. Bazıları 28 günden uzun sürerken, bazıları daha kısadır. Bazı kadınlar düzenli adet görürler, bazılarında bu döngü düzensizdir, örneğin bir ay içinde iki adet görüp bir sonraki ayda atlayabilirler.
Adet kanamasının süresi de değişebilir. Bazı kadınlarda kanama 3 veya 4 gün sürerken, diğerlerinde bir hafta sürebilir. Kaybedilen kan miktarı da değişiklik gösterir; bazı kadınlarda kanama ağırdır (yani çok kan kaybederler) bazılarında daha azdır. Genellikle kaybedilen kan miktarı 80 mL’den azdır.
Adetlerim beni nasıl etkileyecek?
Bazı kadınlar, adet dönemi öncesindeki günlerde fiziksel veya duygusal değişiklikleri yaşarlar. Adet kanamasının ilk birkaç gününde, adet kanamasına bağlı kramplar oldukça yaygındır. Adet döneminiz yaklaştıkça, adet öncesi gerginlik sendromu da yaşayabilirsiniz. Bu dönemde duygularınızda güçlenme meydana gelebilir. Pek çok kadın kendini depresyonda, gergin, sinirli hisseder; bazıları daha sık ağlar veya bazı gıdalara karşı önüne geçilmesi güç bir istek hisseder. Adet öncesi sendrom, hormonlardaki değişiklik ile ilgilidir ve tamamen normaldir, ancak rahatsızlık verici olabilir. Eğer, yukarıda tanımlanan bulguları yaşıyorsanız kendi doktorunuzla veya bir kadın doğum uzmanı ile konuşmalısınız.
Normal bir adet döngüsü nedir?
Adet döngüsünün farklı evreleri vardır ve bunların anlaşılması kadın vücudunun nasıl işlev gördüğünü anlamamıza yardımcı olur. Adet döngüsünü dört evrede düşünebilirsiniz:
Menstruasyon, kadının adet kanamasını gördüğü dönemdir. Kanamanın başladığı ilk gün aynı zamanda adet döngüsünün de ilk günü olarak kabul edilir.
Yumurtlama (ovulasyon) öncesi dönem, kadının vücudunun yumurtlamaya (yumurtayı salmaya) hazırlandığı dönemdir. Yüksek düzeyde östrojen üretilir ve östrojen uyarısına yanıt olarak, rahmin iç duvarı kalınlaşır. Yumurtlama öncesi dönemin uzunluğu, kadından kadına ve aydan aya değişir.
Yumurtlama, adet döngüsünün ortasında meydana gelir ve kadının ay içinde en doğurgan olduğu zamandır. Bu süre bir doğum kontrol yöntemi kullanılmadığında, gebe kalma olasılığının en yüksek olduğu dönemdir. Bu dönemde yumurtalıklardan bir yumurta salınır.
Yumurtlama sonrası evresi son evredir ve bu evrenin etkileri adet kanamasına yol açar. Bu evre 14 gün sürer ve adet kanamasının başlaması ile sonlanır. Adet kanamasının başlaması ile döngü yeniden başlar.
Daha fazla bilgi için:

yukarı

Menopoz

Yaklaşık 40 yaşından itibaren, yumurtalıklar işlevlerini kaybetmeye başlarlar. Yumurtalar azalır ve artık her adet döngüsünde yumurtlama meydana gelmemeye başlar. Aynı zamanda cinsiyet hormonları -östrojen ve progesteron- sürekli olarak azalmaya başlar
Bu değişikliklerin sonucu olarak adetler düzensizleşir. Bu durum, doğurganlıktaki yaşa bağlı azalmanın belirtisidir.
Son adet döngüsü (menopoz), genellikle bir kadın 50 yaşlarının başlangıcına geldiğinde oluşur. Menopoz, cinsel olgunluk yıllarının sonunun geldiğini belirtir. Son adetini de gördükten sonra, artık bir kadın gebe kalamaz.
Kırk yaş civarındaki pek çok kadın, gebe kalma olasılığını hafife almaya başlar. Fakat eğer kadın gebe kalmak istemiyorsa, bu yaşlarda da bir doğum kontrol yöntemi kullanmaya devam etmelidir.
Doğurganlıktaki azalma menopozun tek özelliği değildir. Hormonal değişiklikler; sıcak basmaları, terleme, uyku bozuklukları ve çarpıntı gibi bir takım diğer menopoz belirtilerine yol açar ve osteoporoz denilen kemik erimesi gibi belirli bazı hastalıkların gelişmesine katkıda bulunabilir.
Menopoza girme aşamasında olan kadınlar, doktorları ile yakınmaları hakkında konuşabilirler ve eğer istenirse, hormon replasman (yerine koyma) tedavisi gibi bazı tedavi seçeneklerini tartışabilirler. Sağlıklı bir yaşam tarzı da, menopoz sırasında fiziksel ve zihinsel sağlığınızın korunmasına katkıda bulunabilir.
Daha fazla bilgi için:

yukarı

Gebelik

Nasıl hamile kalınır?
Gebelik, sadece hormonlar ile kontrol edilen biyolojik bir olay değildir. Aynı zamanda psikolojik ve fizyolojik bir değişim sürecidir. Hamile kalmak ve bebek sahibi olmak bir maceradır ve doğum olayı ve çocuk yetiştirmek çok heyecan vericidir. Pek çok kadın için, hamile kalmak ve bebek sahibi olmaya hazırlanmak çok keyif verici bir deneyimdir.
Spermin vajina ile herhangi bir şekilde temasa geçmesi neticesinde gebelik meydana gelebilir. Bu, penisten, parmaklardan veya bir prezervatifin içinden kaynaklanan sperm sonucunda olabilir.
Erkek penisinde sertleşme gerçekleşir gerçekleşmez, birkaç damla sperm üretilir, bu nedenle ejakülasyon (boşalma) öncesi penisi vajinadan geri çekmek, yeterli bir doğum kontrol yöntemi değildir. Eğer, cinsel ilişkiye giriyor ve hamile kalmak istemiyorsanız, daha güvenli bir doğum kontrol yöntemi uygulamalısınız.
İnsanlarda hamilelik, son adet döngüsünün ilk gününden sayılmak üzere ortalama 280 gün sürer. Hormonlar, gebeliğin seyrinde ve anne ve bebeğin fiziksel ve psikolojik değişikliklerinde önemli rol oynarlar.

yukarı

Gebelik Testleri

Gebeliğin bir dizi belirtisi olmakla birlikte, pek çok kadın gebelik sırasında adet görmeyi kestiği için, bir adet döneminin atlanması genellikle gebeliğe işaret eden ilk bulgu olarak saptanır. Ancak, bazı kadınlar, gebelik sırasında daha kısa ve daha hafif olsa da adet görmeye devam edebilirler. Ayrıca adet döngüleri düzenli olmayan kadınların da, adetlerini ne zaman beklediklerini hesaplayabilmeleri güçtür. Hamile kalıp kalmadığınızı anlamanın en emin yolu gebelik testi uygulanmasıdır.
Gebelik testleri, aile planlama kliniklerinde, doktorunuzda veya eczanelerde bulunmaktadır.
Gebelik testlerinin çoğu, idrarda korionik gonadotropin hormonunun (hCG) saptanması esasına dayanır. Bu testler, evde, doktorunuzun muayenehanesinde veya bir aile planlaması kliniğinde yapılabilirler. Bazı testler ise kandaki hCG düzeylerinin saptanmasına yöneliktir. Gebelikte, döllenmenin meydana gelmesinin hemen ardından hCG üretilmeye başlar. Gebelik testi, genelde bir ucunda küçük bir pencere bulunan plastik çubuk şeklindedir. Testi yapmanın yolu, genellikle gebelik testi çubuğunun ucuna idrarınızı yapmak şeklindedir. Çubuktaki bir kimyasal, hCG hormonu ile temas ettiğinde renk değiştirir. Renk değişikliği pencerede belirecek ve eşlik eden talimatlar, sonuçların nasıl yorumlanması gerektiğini izah edecektir. Eğer sonuçları doğru yorumlama konusunda bir endişeniz varsa, üzerinde “hamile” veya “hamile değil” yazan bazı dijital okumalı, evde uygulanabilen gebelik testleri size yardımcı olabilir. Hormon düzeylerinin testte belirebilecek düzeye çıkmasını beklemek için, korunmasız cinsel ilişkiden yaklaşık iki veya üç hafta sonra gebelik testini uygulamakta yarar vardır. Test daha erken uygulanırsa, sonuçlara güvenilemez. Evde uygulanan test için en iyi zaman, sabah günün ilk idrarı üzerinde test yapmaktır, çünkü idrar daha az su içereceği için eğer varsa hCG hormonu düzeyleri daha yoğun olacaktır. Testler değişiklik gösterebileceği için, doktorunuzun veya eczacınızın önerilerini almak ve eğer test evde yapılmak üzere satın alınmışsa, etiketleri ve talimatları dikkatle okumak gerekir. Bazı testler idrardaki çok düşük hCG düzeylerini bile saptayacak kadar hassastır ve mümkün olan en kısa zamanda sonucu öğrenmenize yardımcı olabilirler. Eğer yakın zamanda bir düşük veya doğum yaptıysanız, sadece yüksek hCG düzeylerini ölçen bir test uygulamanız, sahte pozitif sonuçlardan kaçınmak açısından daha uygun olur.
Eğer siz / partneriniz hamile olduğunuzu düşünüyorsanız, mümkün olan en kısa sürede bunu öğrenmeniz önemlidir. Eğer bebeğe sahip olmayı planlıyorsanız, bebeğinize en sağlıklı doğum şartlarını sağlamak için gerekli yaşam tarzı seçimlerini (yani sigarayı ve içkiyi bırakmak gibi) gerçekleştirmelisiniz. Eğer Bunun yanında doktorunuzla doğum öncesi dikkat etmeniz gerekenler ve yaptırmanız gereken kontroller hakkında konuşmalısınız . Alternatif olarak, gebelik planlanmamış bir gebelik ise, ne yapmak istediğinize karar vermek için zamana ihtiyacınız olabilir. Bu karmaşık bir karar olabilir ve şu bağlantıdan bazı desteklere ulaşabilirsiniz:
Aile Planlaması
Eğer bebeğe sahip olmayı düşünüyorsanız, doktorunuzla bebeğinizin sağlıklı olması için neler yapmanız gerektiği ve hamilelik sırasında olması beklenen olaylar hakkında konuşun. Doktorunuz, ne zaman çocuk sahibi olmak istediğinize kendinizin karar verebilmesini sağlayacak aile planlaması konusunda yardımcı olmak için şu anda uyguladığınız doğum kontrol yöntemi hakkında konuşabilir ve doğumdan sonra uygulayabileceğiniz doğum kontrol seçenekleriniz hakkında fikir verebilir. Doktorunuz aynı zamanda, gebe kalmada bir sorununuz varsa size önerilerde bulunabilir.
Ek bilgi için:

Gebelik Sonrası - Doğum

Sevebileceğiniz ve ilgilenebileceğiniz bir bebek sahibi olmak, benzersiz bir deneyim ve neşe kaynağıdır. Yeni doğanla ilgileneceği ve annelik rolünü üstleneceği için bir kadının hayatı doğumdan sonra çok değişir. Bütün iyi ilişkiler gibi, anne ve bebek arasındaki ilişki de zamanla daha gelişir.
Yeni anneler, ebeveynlik sorumlulukları ile o derece meşgul olurlar ki, bazen kendi sağlıklarını bir yana atabilirler veya eşleri ile olan ilişkilerini ihmal edebilirler. Bu bölüm, gebelikten sonra üzerinde düşünülmesi ve vurgulanması gereken bazı konuları içermektedir.
Gebelik sonrası fiziksel değişiklikler
Biberonla beslenmeye göre daha yararlı olduğu ve hem annenin hem de bebeğin sağlığı açısından olumlu etkileri olduğu için bebeğin emzirilmesi önerilir. Aynı zamanda emzirme, anne ile bebek arasındaki bağı güçlendirir.
Emziren anneler doktorlarını ziyaret ederek, onlardan öneriler almalı ve ağrılı göğüs şişkinlikleri ve yetersiz süt gelmesi gibi yaşadıkları sorunları danışmalıdırlar. Emzirmeyi kesmeye karar veren kadınlarda da göğüs sağlığına yönelik endişeler bulunur. Yeni anne olan tüm kadınlar, emzirseler de emzirmeseler de düzenli göğüs muayenelerine gitmelidirler.
Gebelikten sonra rahmin ve çevre dokuların sağlıklı olduğunun garanti altına alınması için bir doktor tarafından pelvik muayenenin yapılması gerekir. Ek olarak rahim ağzından örnek alınması (servikal smear) ve kan testleri de uygulanabilir.
Eğer gebelikten sonra, alınan kilolar endişe veriyorsa, bireysel ihtiyaçlara uygun bir kilo verme planı yapabilmek için egzersize ve/veya düşük kalorili yemeğe ne zaman geçilebileceği konusunda doktorunuzla konuşmak uygun olacaktır.
Gebelik sonrası duygusal değişiklikler
Bir bebek sahibi olmak, büyük çoğunluğu olumlu olmak üzere pek çok farklı duygu uyandırır. Bebek dünyaya geldikten sonra bazı yaşam tarzı değişikliklerinin yapılması gerekliliğinin ortaya çıkması doğaldır ve bir bebekle ilgilenmenin getirdiği yeni sorumluluklarla baş edebilmeye alışılması gerekir. Bazen yeni bebek sahibi olan anneler, endişe, üzüntü, sinirlilik veya depresyon duyguları yaşayabilirler, ancak genellikle bu duygular, kadın yeni rolüne alıştıkça kısa zaman içinde ortadan kalkar. Yeni annelere destek grupları ve aile üyeleri bu duyguların hafifletilmesi için destek olabilirler. Eğer bu duygular devam ederse, bir doktora danışılmalı ve gerekirse tedaviye başlanmalıdır.

Gebelik sonrası yaşam tarzı değişiklikleri

Bir ebeveyn olmak hoş bir süreçtir. Bebeğinizin gelişimindeki her aşama, tadını çıkaracağınız heyecan verici bir deneyimdir. Bu yeni eğlencenin yanı sıra, bir ebeveyn olmak, bebeğiniz çok fazla ilgi isteyeceği için yaşam tarzınızda da bir sürü değişiklik yapmanızı gerektirir ve bu arada yeni endişelerin de ortaya çıkması doğaldır.
  • Yeterince iyi bir anne-baba olabilecek miyim?
  • Bebeğimi güvende tutabilecek miyim?
  • Maddi güçlüklerin üstesinden gelebilecek miyiz?
  • Hem çalışıp hem de çocuğuma yeterince kaliteli zaman ayırabilecek miyim?
  • Eşime nasıl daha fazla zaman ayırabilirim?
  • Eşim bana daha fazla zamanını ayırabilecek mi?
  • Sadece kendime ayırabilecek zamanı hiç bulabilecek miyim?
  • Ne zaman daha fazla uyuyabileceğiz?
Bunların hepsi yeni anne-babalar için bilindik sorulardır. İnsanlar zamanla yeni rollerine uyum sağlarlar fakat işleri daha da kolaylaştırabilmek için, düşüncelerinizi ve duygularınızı eşinizle, ailenizle ve arkadaşlarınızla paylaşın. Bu yollardan daha önce geçmiş insanlarla konuşun ve onların deneyimlerinden yararlanın. Bebeğiniz uyurken uyumayı deneyin ve bazı işlerinizi halletmek veya eşinizle birlikte ayaklarınızı uzatıp dinlenebilmek için sadece 30 dakikalık bile olsa birilerinden bebeğinizle ilgilenmesini istemekten çekinmeyin.
Gebelik ve doğum sonrası cinsel ilişki ve doğum kontrolü
Kadınların, tam bir iyileşme sağlanabilmesi için doğumdan sonra genellikle dört ila altı hafta kadar cinsel ilişkide bulunmamaları önerilir. Bu süre doğum şekli ile ilişkili olarak değişebilir. Emzirmeye bağlı olarak gelişen düşük östrojen düzeyleri nedeni ile oluşabilen vajinal kuruluk, ağrılı cinsel ilişkiye neden olabilir. Bu tür bir sorun yaşayan kadınların, nemlendirici ve kayganlaştırıcı kremler kullanmak için doktorları ile konuşmaları gerekir.
Doğumdan sonra adetlerin yeniden başlaması kadından kadına değişkenlik gösterir. Yeni anne olmuş kadınların çoğu, adet görmeye başlamadıkları için veya emzirdikleri için yumurta gelişmediğini ve gebe kalmayacaklarını düşünür. Yumurtlama (yumurtanın çatlaması) ilk adet görülmesinden haftalar önce oluşur ve bu yanılgı nedeni ile planlanmamış bir gebelik gelişebilir. Tüm kadınlar, doğumdan sonra adet görmeye başlasalar da başlamasalar da cinsel ilişkiye girmeden önce mutlaka uygun bir doğum kontrol yöntemi kullanmalıdırlar. Çocuk doğurduktan sonraki doğum kontrol gereksinimleri büyük değişkenlik gösterebilir ve pek çok kadın bir anne olarak yeni yaşam tarzına uygun olabilecek yüksek etkili ve eşi ile geçireceği özel dakikaların spontanlığına izin verebilecek alternatif yöntemlere başvurabilir.
Daha fazla bilgi için:.

Kürtaj - Çocuğun aldırılması

Eğer siz/eşiniz hamileyseniz ve bebeği istemediğinize karar verdiyseniz, bir doktorla görüşmelisiniz. Eğer uygunsa doktorunuz, gebeliği sonlandıracak bir girişim ile çocuğu aldırmanızı , yani kürtaj operasyonunu önerecektir. Çocuğun aldırılması, lokal ya da genel anestezi altında gerçekleştirilecek bir cerrahi girişim ile yapılır. Genellikle klinikte veya hastanede bir gece kalınması gerekmez, fakat bu operasyondan sonra eve giderken yardım gerekebilir. Kontrol için yeniden doktor ziyareti gerekebilir.
Çocuğun aldırılması, gebeliğin ne kadar erken evresinde gerçekleştirilirse o kadar kolaydır ve pek çok durum için 24 haftadan önce bu müdahalenin uygulanması gerekir. Çocuk aldırmak için gerekli kanunlar ve düzenlemeler ülkeden ülkeye değişiklik gösterir ve bu nedenle ulusal kanunları ve süreci öğrenmek için bilgi verebilecek birilerine danışmalısınız. Türkiye’de yasal süre 10 haftadır ve bu zaman zarfında çocuk aldırılabilir.Planlanmamış bir gebelikle ve çocuk aldırma süreci ile tek başına yüzleşmek güçtür ve eşinizden, yakın arkadaşlarınızdan, ebeveynlerinizden ve/veya çocuk aldıran kadınlara yardım eli uzatan kuruluşlardan yardım istemeniz önerilir.
Daha fazla bilgi için: